Ölesiye korktum..

PicsArt_1424872869250Kendimi bildim bileli köpeklerden ölesiye korktum. Korkunun insana yaptırabileceklerinin ise sınırı yok…

2003 kışıydı, aylardan Ocak ya da Şubat, çok net hatırlamıyorum. Öğle saatlerinde bastıran kar, gece olmadan bütün şehri ele geçirmişti. Dükkânı kapatıp evin yolunu tuttuğumda saatler çoktan gece yarısını geçiyordu. İstiklal Caddesi’nden meydana kadar yürüdüm. Karın havayı yumuşatmasına aldırmayan Taksim Meydanı her zamanki gibi mevsim normallerinin üzerinde soğuktu.

Çevrede dolmuş, taksi, otostop çekebileceğim herhangi bir araç hatta benden başka bir insan evladı bile olmadığını fark edene kadar karı ne kadar çok sevdiğimi düşündüm. Arka planda kar yağan bütün anılarım güzeldi. İnceden gülümseyerek kaderime boyun eğdim ve eve ulaşmak için yürümekten başka çarem olmadığını kabul ettim.

Koşulları değerlendirdim: cepte yarım paket sigara, ortalama otuz santim yüksekliğinde kar, yaklaşık üç kilometre yol… Soğuktan daralan kılcal damarlarımın etkisi ile yarım saate kalmadan çişim de gelecekti. Okumaya devam et

Reklamlar

Istanbul’da kar, seçim yapma vaktidir..

karBir anda panik yapabilirsiniz, isterseniz. İhtiyaç molasına gerek bıraktırmayacak 3-4 saatlik ‘ihtiyaç’larınızı karşılayıp, türlü abur cuburu çantalarınıza stoklayıp, 6 kişiye kadar alabilen araçlarla mesai bitiminden 1 saat önce yollara düşebilirsiniz. Yarısı esprili yarısı nükteli tivitler atarak, muhteşem bir Istanbul akşamında hayatı ıskalayabilirsiniz.

…ya da bir seçim yaparsınız.

Soğukta hızlı içilmiş sigara kokusuyla kaşe paltoların altından süzülen ter kokusunun karıştığı otobüslere binmek yerine, yürümeyi tercih edersiniz.  Okumaya devam et