Orospu..

bruce-adams-woman-with-dogRakı şişeleri boşaldıktan sonra, sabah ezanından önce.

Kasaba için çorba vakti. Caddede bir dinginlik. Sanki çocuklar uyanmasın diye herkes fısıldayarak konuşuyor.

Çığlık çığlığa bir kadın sesi.

“Hayır! Bırak beni! Gelmiyorum…  Bırak beni, burada kalacağım!”

Sesi tanıdık geliyor. Biz daha dükkânı kapatmamışız. “Koş” diye bağırıyorum sevgilime. Sadece adamla kavga etmiyor, yükselen sesine birileri gelir umuduyla yardım istiyor sanki.

“Rahat bırak beni… Git buradan!”

Tanıdık değil. Bir kadın. Çorbacının sigara üzerine sigara yakan sarhoşlar için kaldırıma attığı masalardan birinin köşesinde, apartman topuklu ayakkabılarının üzerinde yalpalayarak elindeki yarım ekmek kokoreci sokak köpeklerine paylaştırmaya çalışıyor. Ne olduğunu anlamak için pusuda bekliyoruz. Bir adam. Kadını kolundan çekiştirerek masanın önünde duraklamış arabaya bindirmeye uğraşıyor. Okumaya devam et

Çirkin

Herkesin olduğu gibi benim hayat çizgimde de olayların gidişatını değiştiren ve dünya tarihi ile kıyaslandığında önem derecesi meçhul hayatımda yeni bir çağın başlangıcı sayılabilecek milatlar var. Misal Leonard Cohen konserini dinlemeden öncesi ve dinledikten sonrası, Robert A. Heinlein’nın Yaban Diyarlardaki Yabancı’sını okumadan öncesi ve okuduktan sonrası, tarih sayfalarında ilk sevgilim olarak kendini kayıtlara geçirmiş G..’yle birlikte olmaya başlamadan öncesi ve onu terk ettikten sonrası gibi. Son örnekteki zaman kaymasının sebebi ise aradan geçen yıllardan sonra bahsi geçen şahısla olan hatıralarımın gerçekliğini sorguluyor oluşum ki bu ilerleyen günlerde başka bir itirafnamenin konusu olabilir ama bugün üzerinde durmayalım.

Bu gecemize konu olacak milat ise bir İstanbul hikayesi ve de bir İzmir yüzleşmesi. Cezai ehliyetimi almama daha 5 ay vardı. Sadece yeni bir şehre taşınmakla kalmamış, yeni bir hayata ve hatta yeni bir kimliğe taşınmıştım. Okumaya devam et