Hadi Âşık Olalım! Hemen… Şimdi…

pembeSonbahar çok sert geçti, kışın derin bir uykuya yattım.

Doktorlar ritim bozukluğu, babaannem çarpıntı diyordu adına ama aslolan soğuktan kalbim titriyordu. Kanepeden kalkıp yatağa varamıyordum geceleri. Sırtımı yastıklara dayadım mı, hele kollarımı da çapraz yapıp göğsüme basarsam küçük bir illüzyonla güvende olduğuma inanıyordum. Kendi kendini sarıp sarmalayıp kış uykusuna çekilmiş yılan gibi…

Günler geceye, geceler güne dönüyordu da sabah olmuyordu bir türlü. Derken Latife’nin sesini duydum. Bir yıl önce penceremin önüne bıraktığım yerde kıpırdamadan duran saksı dolusu sarı yeşil yaprakların arasından pembe çiçekler doğurmuştu. Çiçeklerle ilişkim, öldürmediğim sürece mutlu olmamdan ibaretti. Latife içinse hayat hiç kolay değildi. Şila yapraklarını patiler, Luna tomurcuklarını yer, Luka toprağını eşeler, ben sulamayı unuturdum. Küstü, kırıldı, poyraz esmeye başladığında ise daha fazla dayanamayacağını düşündü belki. Ama hepimizi affetti ve yeniden çiçeklendi. Güneşin altında şarkılar söyleyerek içimdeki yılana “Kalk artık, bahar geldi” dedi. Okumaya devam et

Reklamlar