O gün ölmediğim için bugün yazıyorum..

Fulsen Türker'in Kendi Portresi

Fulsen Türker’in Kendi Portresi

Merhaba, ben Fulsen. 32 yaşında bir kadınım. 14 yıldır tam zamanlı çalışan, emekçi bir kadınım. Sağ olsun “Pizzacı” bile bugüne özel 5 TL’lik kalp şeklinde pizza promosyonu ile Dünya Kadınlar Günümü kutladı. Bilenler bilir, ben kadın kimliğimi 21 yaşıma kadar reddettim. Sıfatlarımın arasında cinsiyetimin yer almasını gereksiz bulup, eş dost sohbetlerinde östrojenime su katıldığını iddia ettim. Kadın olmayı sevmem ise 30+ yaşlarımı buldu.

1998 yazı. Çok sıcak bir yazdı. Ben her yaz olduğu gibi, Istanbul’un sayfiyesi sayılan bir beldede tatil günlerimi geçiriyordum. 16 yaşında sorunlu bir ergendim. Büyük isyanlarım vardı, her ergen gibi. Şimdi hayranı olduğum pek çok yazarı henüz okumamış, kendimi bulduğum o filmleri henüz izlememiştim. Yine de hayata dair sorulacak pek çok soruyu sorduğuma ve kati yanıtlarını bulduğuma  emindim. Bir ay sonra lise son olacaktım, sonra üniversite sınavına girip Istanbul’u kazanacaktım. 

Bir de erkek arkadaşım vardı, o yaz. Yaz aşkı dediklerinden. Aşık mıydım, değil miydim, bilemiyorum; o zamanlar aşkın ne olduğundan habersizdim. Ama adı yaz aşkıydı işte, dinlediğimiz şarkılardan öyle öğrenmiştik. Ben, benim yaşlarımdaki kuzenim ve ikimizin ‘bir yazlık’ erkek arkadaşları ile aslında pek de fena sayılmayacak bir yaz geçiriyorduk. Denize giriyorduk, saatlerce sahil boyunca yürüyorduk, bir yandan hayallerimizi konuşuyor bir yandan kimsenin bizi anlamamasına isyan ediyorduk ve gizli saklı yerlerde öpüşüyorduk. İkisinden biri babasının arabasının anahtarını çaldı mı, çok uzaklaşmadan hava kararana kadar arabayla geziyorduk. Arabayla gezmek çok fiyakalıydı o zamanlar ama bizim hava kararmadan eve girmemiz gerekirdi ve kimseler görmesin diye aşağı mahallede veda ederdik birbirimize.

Çok sıcak bir yazdı. Yine bir öğleden sonra, beldenin yaslandığı dağın üzerindeki piknik alanına gitmiştik araba ile. Doğan görünümlü Şahin’in motoru eve dönerken su kaynattı. Kuzenimle erkek arkadaşı motoru soğutmak için su bulmaya gittiler. Biz de arabanın arka koltuğunda oturmuş onları bekliyorduk ve tabii ki öpüşüyorduk. Cinsellikten anladığımız tek şeyin öpüşmek olduğu yıllardı. Pazar gecesi sinema kuşağında ailecek film izlerken, bir öpüşme sahnesi gördüğümüzde utanan, yanakları kızaran, elini kolunu nereye koyacağını bilemeyen bir nesildik biz. Bir erkek arkadaşımız olunca, sevgili değildi o zamanlar adı, merakla, heyecanla, tutkuyla saatlerce öpüşürdük. Hani şimdilerde ‘liseli aşıklar gibi saatlerce öpüştük’ deriz ya, o öpüşmelerden işte. Yanımızdan geçen iki arabanın sesiyle irkilip birbirimizden ayrıldık, koltuğun iki ucuna kaçtık. Sonra anlam veremediğimiz bir şekilde arabaların geri geri gelişini izledik. O birkaç saniyede arabadan tanıdık biri inerse, bizi görmüşse, ne derim diye telaşlanmaya başladım. Tam önümüzde durdular.

Beldenin yerlilerinden iki arabaya tıka basa doluşmuş insanlar arabalarından inip bizim arabayı çevirdi. Dağ yolunun ortasındaydık. Bağırsam sesimi duyacak kimse yoktu, korkuyordum. O iki araba dolusu insan açık camlardan içeri girip bizi dövmeye başladılar. Bir yumruk daha fazla atmak için neredeyse birbirlerini eziyorlardı. Bağırsam sesimi duyacak kimse yoktu, ben dudaklarımı ısırıp sesimi çıkaramadan içime ağlıyordum. Çok sıcak bir yazdı, üzerimize çullanmış insanların ter kokusu midemi bulandırıyordu. Cenin gibi arka koltuğun ortasında kıvılmıştım, beni korumaya çalışan erkek arkadaşım üzerime kapanmıştı. Onun kapatamadığı yerlerimden yakalayanlar etlerimi buruyordu. Neden bize bunu yapıyorlardı? Neyin hıncını bizden alıyorlardı? Onlar hiç öpüşmemiş miydi? Ne zaman bitecekti bu işkence? Ne kadar sürdüğünü hatırlamıyorum ama sonunda hırslarını alıp yanımızdan ayrılırken üstümüzün başımızın paramparça olduğunu çok iyi hatırlıyorum. Biz sadece öpüşüyorduk ama o iki araba dolusu insan bize o öğleden sonra tecavüz etti.

Kuzenim ne zaman döndü, o halde nasıl dağdan indik, paramparça üstümüz başımız eve nasıl yürüdük, kime ne dedik içeri girerken, hafızamda hala kocaman bir boşluk. Kendimi arkadaki küçük odaya kilitledikten sonra kapıyı zorlayan kuzenimin sesini ve sonrasını hatırlıyorum. Birkaç dakika sonra, kendimi beşinci kattaki evin camından aşağı attım. O gün ölmediğim için bugün yaşıyorum. O gün ölmediğim için bugün yazıyorum.

Çok yakınınızdan birini kaybettiyseniz eğer bilirsiniz, ‘yetti artık’ dediğiniz anda gidecek bir yeriniz vardır: onların yanı. Gidip de dönen, dönüp de anlatan yoktu, benimse ne cennete ne de cehenneme inancım vardı ama camdan atlarsam, halı silkelerken balkondan düşüp ölen annem ve iki aylık hamile olduğu cinsiyeti bile belli olmayan kardeşimin yanına gideceğime inandım. İki saniye sürmüyor beşinci kattan aşağıya düşmek ve hayatın film şeridi gibi gözlerinin önünden de geçmiyor. Artık üniversite sınavına girip Istanbul’u kazanmak anlamsız oluyor. 18 yaşını doldurup, kimliğini göstere göstere bara gitme hayallerin şaçmalık oluyor. Yatağını istediğin zaman toplayacağın, duvarları kırmızıya boyayacağın, yıllarca izin verilmeyen kedini besleyeceğin kendi evini tutma planların manasız oluyor. Bugün bunları yazan Fulsen, on altı yaşındaki Fulsen’in karşısına çıksa ‘bak ne güzel bir kadın oldum’ dese, yine de ‘istemem kalsın’ dediğin andır o iki saniye. Nereye gittiğinin bilgisine haiz olmasan da her yer buradan daha iyidir dediğin andır o iki saniye.

Ölemedim. Beni hastaneye yetiştiren ambulanstaki görevliler geleceğim için ölüm ya da kısmi felç öngörmüş olsalar da ben vücudumda bir kırık bile olmadan iki gün sonra taburcu edildim. Herkese ‘Ben yaramaz bir çocuktum’ diye yalan söylediğim tüm dikiş izlerim o günden hatıradır, oysa ben hiçbir zaman yaramaz bir çocuk olmadım. Yalan söyledim hepinizden özür dilerim. Ama oyun oynarken kayalardan düştüğüm yalanına o kadar inanmıştım ki, on altı yaşımda intihar ettiğimi ben bile hatırlamıyordum.

Hastane yatağında ateş nöbetlerinde hezeyanlar geçirirken, saçlarımı okşayan kimse yoktu yanımda. Utanç nesnesiydim. Taburcu olup, on altı yaşında bir genç kız olarak camından atladığım eve, on altı yaşında bir ‘kadın’ olarak döndüm. Türkçede yaygın kullanım haliyle, ilk sevişme sonrasındaki kızlıktan kadınlığa geçiş değildi bu. O yıllarda evlenmemiş bir kadına, yanlışlıkla ‘kadın’ denilse, hemen utanılıp ‘kız’ diye düzeltilirdi. Babamın bakire olup olmadığım sorusuna iki gün boyunca cevap vermeyi reddettiğimde suratımda patlayan tokatla kadın oldum ben. Babaannemin bana itimadı tamdı. Ben hastaneden çıkmadan tüm beldeye yayılan dedikoduların önünü kesmek, namusumuzu kurtarmak ve kendi inancının ispatı için mahallenin ebesini çağırıp kızlık kontrolü yaptırmaya teşebbüs ettiğinde ben kadın oldum. Daha bir erkeğin mahrem yerlerine dokunmamışken, yeni yetme memelerimi daha kimse ellememişken kadın oldum. Babamın, dedemi arayıp ‘Gelip alın bunu’ dediği gün kadın oldum. Dedem gelip beni alana kadar evden değil, arkadaki küçük odadan bile çıkmam yasaklandığında kadın oldum ben.

Dedem geldi, beni evimize götürdü. Yolda açıklama yapacak oldum, susturdu. ‘Hiçbir şey sormayacağım sana. Yarın sabah bu otobüsten indiğimizde yeni bir sayfa açacağız ve baştan başlayacağız’ dedi. Biz de öyle yaptık. Konuşmazsak herkes unutacaktı çünkü, hiç yaşanmamış olacaktı. Yavaş yavaş silindi hafızalardan. Bugüne kadar aile içi sohbetlerde çok az da olsa intiharım anıldı da iki araba insanın beni linç ettiği neden hiç konuşulmadı? Herkes gerçekten unuttu mu? Hafızam böyle bir anı, on yıl boyunca benden bile nasıl sakladı? Bana bile nasıl unutturdu? Neden kimse o insanların karşısına çıkıp hesap sormadı da benim intiharım utanılacak, unutulacak bir hikaye oldu?

Ben mi? O günden sonra artık yaşamıyor olabilirdim. Yaşadım. Bir daha hiçbir adamı öpemeyebilirdim. Öptüm. Gecenin bir vakti boş bir sokaktan yalnız, hatta sevgilimle bile geçemeyebilirdim. Geçtim.  Torun oldum, yeğen oldum, abla oldum, iyi arkadaş, sağlam dost oldum, çok güzel bir şey oldum da bir türlü kadın olamadım. Kadın olduğum gün canım o kadar yandı ki kadın olmayı reddettim. Ben mi? İki üniversite mezunu eğitimli(!), kültürlü(!), çalışkan bir kadın(!) olarak, on altı yaşında sadece öpüştüğüm için darp edildiğimi, on altı yaşında intihar ettiğimi utanarak unutmuş bir kadın olarak aranızda dolaştım.

Bu akşam unuttuklarımı hatırlayarak, kadınlığımla barışıyorum. Bu satırları yazan parmaklarımın ucuna sürülü 321 numaralı ojenin kırmızısında kadınlığımı seviyorum. Sevgili Pizzacı, lütfen bana ücreti mukabilinde kalp şeklinde bir pizza getir. Hatta bir kadın tanıyorum, adı bende kalsın, her gece cinsel istismara uğrarken şu bu ne der diye yıllarca evliliğini sürdürmüş bir kadın; birazdan yönetim kurulu toplantısından çıkacaktır, onun için de bir tane getir. Bir genç kadın bilirim, ayrılmak istediği için sevgilisi tarafından hanesine tecavüz edilmiş, sokak ortasında şiddet uygulanmış, yatakta neler yaşadıklarını annesine anlatma tehdidinin altında ezilmiş, aylarca sesi çıkamamış; vizeleri var bu hafta, onun için de alayım. Ayrılmak istediği için kocası tarafından bunun bir hastalık olduğuna kanaat getirilmiş, tedavi adı altında yine kocası tarafından günlerce rehin alınmış bir kadın var, onun için de bir tane ekle. On yıldır tanıdığı ve kırk gündür kocası olan adamın falanca belediyenin vermiş olduğu yetkiye dayanarak boğazına yapıştığı bir kadın var, onun için de yap bir tane. Şimdi hepsini saydırma bana, benim bilmediklerimi de ekle. Sonuçta bizim günümüz değil mi, tüm gün çalıştık yorulduk, parası neyse verelim. Yeter ki kadınlığımız bizde kalsın.

Reklamlar

210 thoughts on “O gün ölmediğim için bugün yazıyorum..

  1. Biz erkekler yada kendini kendi dis gorunumu insan ama dusunceleri cehaletce olan insanlarizki (her erkege degil sadece insan gorunumlu ucube erkek ve insanlara lafim) ben 32 yasinda biriyim esim nikahimizdan bi kac gun sonra baskasiyla kacti (oysaki daha elim bile degmemisti esime :(‘) sonrasinda hani beni cok seven arkadaslarim.!! Akrabalarim.!! Namusunu temizle diye cok uzerime geldi psikolojim bozuldu (kadin suclu dahi olsa esittir erkekle kadina ve cocuklara siddet uygulayanlardan nefret ediyorum babamdan 😦 nefret ettigim gibi) ben esimi öldursem benim hayatim kayicak bosuna parmakliklar arkasinda yok olucam ki aileme herkese rest cektim baskalarinin ne dusundugu degil benim kararim ve görusum onemli kimse benim bende kimsenin hayatini yasamiyorum yani bacim veya ablam sadece kadin degil (ben gibi erkeklerde) aile es dost dediklermiz tarafindan psikolojik siddete toplumdan örf adet anlayisinda dislanmaktayiz ama her ne olacaksa olsun siddet hic bir zaman cozum degildir asla..belki birilerine gore ” düşük beyinli kapasitesi olanlara gore belki ben namussuzum.!!! Ama degilim hayatimi neden karartiyim ki bana namusunu temizle diyenler zaten benim iyiligmi dusunerek bana yol gostermis olsalar ki adalet yargi hak hukuk var derlerdi ki onlar kendi yanlislarini degil baskalarinin yanlislarini gormekte son derece ustalar” onlari dinlemis olsaydim ki suan basimdan gecen olayi yazamazdim ve unutma unutmayin ki sadece erkek suclu degildir siddet konusunda (eski kafali cehalet ve cahillik %99 sucludur bu tur olaylarda) herkes kendi gunahlariyla pismanliklariyla yasayip ölmek zorundadir” iyi geceler A.e.olun # hoscakalin # H.D.K

  2. ağlıyorum resmen, 17 yaşında bi kızım, çok fazla üzüldüm yaşadıklarınıza, hayat size mutluluk verir umarım

  3. Merhaba. Ben Buse. Öyle etkilendim ki yazınızdan, öyle benden bi parça buldum ki. Yazmak istedim. Bende bi “kadınım”. 19 yaşında bir kadın. Kadın olmanın zorluğunu(cinsiyet olarak), güvendiğimi sandığım, abim hatta amcam yaşındaki bir adam yüzünden öğrendim ilk kez. 17 yaşımdayken. Öpmeye çalıştığında karşılık vermediğim için. Ellerimi tutup duvara yasladığındaki gözbebeklerime kadar hissettiğim o korkuyla. Ağlayıp yalvarırken beni duymayan, hayatım boyunca lanet ettiğim o kişiden. Hıçkıra hıçkıra ağlarken, yalvarırken hissetmemiştim kollarımın acısını. Öpmesine engel olamadığım için can havliyle dudaklarını ısırdığımda kan tadı gelmişti ağzıma. Canını yakmak daha da hırslandırdı belki de kim bilir? Daha da hırslanacağını bilsem ısırır mıydım dudaklarını? Ya da hi şeyi değiştirir miydi koparıp atsaydım dudaklarını?
    Bilmiyorum…
    Daha da fazlasını hatırlamak istemiyorum.
    Yaşadığım şehrin bi ilçesinde yaşadım bu olanları. İlk fırsatta kendimi o evden dışarı attığımda ilk gelen arabaya bindim üzerinde ne yazdığını, nereye gittini bilmeden. Hiç bişey düşünemiyodum o an. Hiç bir şey. Bir an önce yatağıma gidip ayıcığıma sarılıp ağlamak istiyordum sadece.
    Ordan hemen uzaklaşmak isteme çabamla yaşadığım şehre değil yaşadığım şehre komşu olan şehre gelmişim. Bindiğim otobüsün buraya geldiğinden haberim bile yoktu. Ordan tekrar otobüse binip evime geldim. Geldim gelmesine ama… Otogardan evime gelene kadar yolda yürüdüğüm anlarda tüm erkeklerden korkuyordum. Sanki hepsi üstüme geliyordu. Sanki hepsi beni izliyordu. Uzun bi süre kimseyle konuşmadan, dışarı çıkmadan geçirdim günlerimi. Pencereden dışarı bakmayı geçin, babama bile sarılamıyordum. Oysa ki babam bu dünyada ki en değer verdiğim kişidir. Beni dizine yatırıp saçlarımı okşayan kişi.
    Zor zamanlar geçiriyoruz. Zor şeyler yaşıyoruz. Ama maalesef hayat devam ediyor. Ve bir süre sonra bu yaşadıklarınla yaşamaya alışıyosun. Ama bunlarla yaşaman için bunları gerçekten kendine unutturman gerekiyo. Gerçekten unutmuyosun ama hiç değilse daha az hatırlamaya başlıyosun. Öyle ya da böyle yaşıyorsun işte.

  4. Okuduklarım konusundaki düşüncelerimi genelde kendime saklarım. Belki paylaşmaktan çekindiğim belki de her şeyiyle paylaşamayacağımı düşündüğüm için. Bir erkek olarak ve yukarıda okuduklarıma benzer bir olayla karşılaşmamış biri olarak ne yazmak istediğim konusunda uzunca düşünmem gerekti. Düşüncelerim karmakarışıktı ancak bir şeyden emindim; bir şeyler yazmalı, bir şey söylemeliydim. Ellerim titrerken okuduğum bu yazının ardından kendimi sorgulamam gerekti. Daha önce benzer bir olay duymuşmuydum? Evet. Peki ne hissetmiştim veya ne hissedememiştim? Bu konunun üstünce kendimi daha soğuk hissetmiştim. İçimde alevlenen öfkenin etrafına örülmüş buzdan duvarı görmüştüm. Hissizleşen zihnimdeki, parçalanan yüreğimdeki boşluğu fark etmiştim.

    Bunu bana kim, nasıl yaptı? Bu kadar acı bir şeyle ilgili duygularımı kendimden bile saklamama kim ve ne sebep oldu? İşte bu soruyu cevaplayamıyorum.

    İçimdeki soğukluk yüzünden titreyen vucudum yüzünden yazıyorum; kalkanlarımı indirip, beni bu duruma yabancılaştırarak hayatın gerçeklerinden korumaya çalışan zihnimi bir kenara koyup benliğimle yazıyorum. Böyle insanları yaratanları, yaratılmasına sebep olanları lanetliyorum, durumu meşrulaştıranları. Güçsüzlüğümle yanıyorum.

    Çevremdeki şahane insanların bana verdiği umuda sarılarak yazıma son vermek istiyorum, umudumu sizin sayenizde koruyabiliyorum, insanlığa olan incancımı…

  5. Güçlü kalmak çok zor gerçekten… okurken bile insan hayattan soğuyorken sen nasıl güzel, güçlü bir kadınsın ki tutunabilmişsin böyle.
    Sen yillarca “kadın” kelimesinin altinda kotu hissetmissin. ama bu senin suçun değil . Yani sen durup dururken böyle hissetmedin. HİSSETTİRDİLER. Bu da o ” sözde insanların” ayıbıdır. Eminim hayatinin ders alinmasi gereken bir cok kısmı belkide bastan sona’sı vardir . Daha fazla yazman daha fazla anlatman sana belki kotu seyler hatirlatabilir ama zor da olsa bunu yapmalisin . Emin ol yazdigin bir satir bile bir cok insanin hayata bakisini degistirebilir. Gozune takilan bir kelimen. Yani susma unutma icine gomduklerini olumsuzlestirdikten sonra göm.
    Kadınlık herkesin altindan kalkabilecegi bir sey degildir. Sen kadın olmanın bedelini fazlasiyla odemis hakkini da fazlasiyla vermissin O gün ölmediğin için cogu zaman kendini “keşke”li hissetmis olabilirsin. Ama ben sana “iyiki ” diye bakıyorum . Kadınlığından, güçlü ruhundan öpuyorum..

  6. Boyle gerici yobaz serefsizler yüzünden yolda kadinlardan uzak duruyorum, otobuste uzakta oturuyorum, uzakta bekliyorum… ozgecandan once de boyleydi ne yaparsak yapalim sonra da boyle olacak.. susam sokagi izlemeyenler gibiyiz.. egitim sart cumlesi bizler icin espri olarak devam edecek.. biz sizi ya taciz edecez yada korkmayin diye sizden uzaklasacaz.. birarada olmamiz gerekirken hep uzakta duracaz

  7. Ne çok şey hatırlattınız bana, geçmişe dair hafızamın sildiği.. Güzel bi genç kız değildim, ama hep tacize uğrayan bi genç kızdım. Komşunun oğlu, bir kuzenim, bir diğer kuzenim…. Buldukları yerde sıkıştırdılar hep. Sesimi çıkartsam, çıkartamam. Onlar erkek ya güya, ev halkı duyar da beni suçlarlar diye korktum yıllarca. Bugün hala o insanların yüzüne bakmak zorunda olmak, onların hiç bir şey yokmuşçasına yüzünüze gülmesi, boğazımda beni boğan düğüm… Kim bilir kaç insan bunları yaşıyor bu hayatta ve benim gibi susturulup bastırılıyor. Defalarca sizin gibi intihar etmeyi düşünmüş biri olarak duygularınızı çok iyi anlıyorum. Dimdik durmaya devam… Allah yaşattığını yaşatmadan öldürmezmiş, sabırla bekliyorum….

  8. binlerce hikayeden biri işte.. isimsiz de olabilirdi ancak bu kez kadın cesur. bu ülkenin en büyük hasarı kadınlarıdır, kadınların ayıplarıdır. ve ne yazık ki kadının en büyük kurdu da yine kadındır. ah! ‘namus’ ya da ‘ayıp’ uğruna ne hayatlar yaşanıyor, ne hayatlar kaybediliyor… fulsen yaşadıklarının pek çoğunda yalnız değildin, çok kalabalıktık…

  9. Yokluk içinde bir ülkenin başına binbir zorlu hayatı yaşayan bir komutanın gelip bizi kimsenin nasıl başardığını algılayamadığı birşekilde düşmanlardan kurtaran lider Atatürk nasıl çıktıysa karşımıza; Bir gün gerçek adaleti bize yaşatacak tüm bu kirli düzeni yokedecek, sapık ruhlu insanlara karşı yapılması gereken yada verilmesi gereken en ağır ceza neyse verecek adalet sistemini oluşturacak biri veya birilerinin çıkacağına eminim. Tabi biz o düzen gelene kadar inatla mücadelemize devam edeceğiz. Yaşadıklarınıza ve diğer tüm bayan arkadaşların yaşadıklarına çok çok üzüldüm üzülüyorum. Unutmak çözüm değil elbet ama o da bilinçaltının bizi koruma mekanizması. her yaşadığımızı o gün kü tazeliğiyle hatırlasak sanırım hepimiz delirirdik. Ben Türkiye’de yaşayıpta tacize uğramamış bir bayan olduğunu sanmıyorum. Önce bu toplumun namus kavramını iredelemek lazım. sadece erkekler değil kadınlara da anlatmalı namusun bacak arasında olmadığını, travmaları yaşayan kızları/kadınları dışlamak yerine kol kanat gerip herdaim yanlarında olmaları gerektiğini. Afrikada ve teknolojinin girmediği birçok üldede insanların sadece üşümemek yada sıcaktan korunmak için giyindiğini, onun dışında kadın erkek çırılçıplak dolaştıklarını ve kimsenin kimseye fiziksel zarar vermediği, Bu suçların ve suçalrı işleyecek kimsenin geçerli bir sebebi olamayacağını, örtünmenin bu suçları asla düşürmeyeceğini anlatmak gerek. Olabilecek en ağır cezayı vermediği sürece bu devlet, bu sapıklar kız ve erkek çocuklarımızın ve biz kadınların canını acıtmaya devam edecek. Bunun için mücadeleye devam, tacizi veya tecavüzü yaşarken değil yaşamadan çığlıklarımızı atarak, sosyal medyada basında ve örgütlerde farkındalıklar yaratarak, tüm gücümüzü kullanıp, kenetlenerek.. artık kimsenin canının yanmaması adına sevgilerimle…

  10. Her yorumda okuduğum , Çekilen sıkıntılar tacizler küçük yaşta yaşanmış travmalar ve maalesef mutsuz kadınlar.. İslamın tessettürü ve Haremlik selamlık uygulamasını kadını bütün bunlardan muhafaza etmek için olduğunu nezaman göreceksiniz.. Okulda ERKEK tacizine uğradınız , ama karma eğitime karşı çıkanları suçlamak aklınıza gelmedi , OTOBÜSTE ERKEK tacizine uğradınız , Ama pembe otobüse Karşı çıktınız , SAHİLDE ERKEK Tacizine uğradınız , Ama kadınlara özel plaj yapan belediye ye ETMEDİĞİNİZ KÜFÜR KALMADI !!! İdeolojiniz her ne olursa olsun ama ne olur biraz SAMİMİ OLUN ! ALGI OPERASYONLARINA KANMAYIN , Sorgulamanız gereken konular çok basit UZAAKLARDA ARAMAYIN !!! Avrupada bunlar yaşanmıyor amaaa !!! YALANLARINA BARİ KANMAYIN , CAHİL İNSANLAR DEĞİLSİNİZ . NASIL BU KADAR KOLAY KANDIRILIYORSUNUZ AKLIM ALMIYOR !

    • Mehmet bey. Okuyorsunuz fakat algilamakta zorluk çekiyorsunuz sanirim. İsterseniz yorumlari, yazilari tekrar bir okuyun. Kimse kandirilmiyor, zorla taciz ediyor bu caniler anladiniz mi, tesettur giyen bayanlar hic tacize ugramadi mi saniyorsunuz siz? Kusura bakmayin ama azgin insanlar oldukca carsafta giysek yapana farketmiyor. Unutmayin bu ulkede hayvanlara bile taciz edildi. Böle midesiz insanlarla ayni ulkede yasamaktan utanc duyuyorum.

      • Asil siz anlamamissiniz, mehmet bey herkes tesettur.giysin demiyor.. kadin erkek cogu veya hatta her yerde ayri olsun diyor.. otobusumuz ayri olsun, bayan soforle, plaj, okul vs ayri olsun!! Cag disi veya gericilik denmesin buna, bence simdiki olaylarin hepsi cag disi ve gerici! Simdiki zamanda medya vs. insanlari azdiriyor ve ahlak bozuyor, zayif karakteri ve Allah korkusu olmayanda hemen yoldan cikiyor!! Ben bir kadinim ve bir anneyim, kizimin geleceginden cok korkuyorum, bana kalirsa evlenene kadar hic bir erkekle konusmasin, bu yapilmasi gereken en onemli sey, islamdan uzaklastikca insanin ici fesatlik ve seytanlikla doluyor!! Allah yar ve yardimcimiz olsun..

      • zeynep hanım nereye giderseniz sizi hep pembe otobüs mü gezdirecek hiç mi inmeyeceksiniz kişinin gözü dönmüşse buna engel olamazsınız haberleri hatırlayın eve zorla girip kocasının gözü önünde tecavüz edilen ( kocasına bile ) kadınları hatırlayın .şu anda ortalarda gezen bir cümle var asıl gerçekleri anlatan bayanların söylediği bir kelime ” bana ne giyeceğimi öğretme , oğluna ahlaklı olmayı öğret ” umarım bu söz sizi biraz daha gerçekleri görmeye yardımcı olur .Saygılarımla…….

      • Böyle insanlar cevabı bile hak etmiyor Fatma.Algılayamıyorlar gerçekleri.Bunlara birileri bir kaç hikaye anlatmış ve körü körüne inanıp savunmuşlar yıllarca.

    • eğer samimi olacaksak bana Damacana ile ilgili bir çözüm sunmanı isteyeceğim, ama bak damacanalar mavi renkte bu durumda erkek oluyorsa sıkıntı büyük! hani pembe falan olsun dersen eyvahlar ola, sonuçta damacanaya da tecavüz etmiş bir insan çıktı bu toplumdan! aynı şekilde eşek var, köpekler var haberlere yansıyan.

    • kolay kandırılmak mı?? Sen kendi kendini kandırıyor olmayasın. Burada insanların bahsettiği, ilkel zihniyet sahibi kişilerin kadınlara yaptıkları… Bu işin çözümü kadıları canavarlardan soyutlamak değil, canavarları canavarlaştırmamak, onların kafa yapısını düzeltmek, tabiri caizse İNSAN olmasını sağlamak. Senin gibi düşünce yapısına sahip olan insanların önünden kadının varlığını kaldırsalar dahi başka şeyleri kadın olarak görmeye başlar. Olay sizin gibi düşünenlerin kafasındaki arıza.

    • mehmet baris
      Ben yeni zellandada yasiyorum Christian bir ülke
      Ve burada hic Bir kadin adamlar tarifindan taciz/ tecavuz edilmiyor, haremlik selamlik yasamiyoruz burada, kadinlar ayri plaja gitmiyor, yada ayri pembe otobusede binmiyor,
      Orasini burasini kapatmiyor, sana sok gelecek ama hic birzaman burada biri tarafindan taciz edilmedim, senin müslüman namuslu ülkende Edildim, senin gibi Cahil dusunceli insanlar oldukcada Boyle ,
      Ayrica bence haremlik Ve selamliki onaylayan adamlarin kadinlarin varligina katlanamadikkarini cunku kendilerinin es cinsel olduklari disunuyorum, ama koruna Mehmet
      Kadina, cocuga hatta kopege bile tecavuz Eden Sapik sana da Eder

    • Mehmet Bey biz nelerden bahsediyoruz siz neyi savunuyorsunuz!! Kadın erkek çocuk hepimiz insanız , birlikte yaşamak zorundayız ! okulları ayırmak otobüsleri ayırmak çözüm mü? sokakları da ayır caddeleri de , hatta bir de tabela as KADIN giremez! Sizin ve başımıza getirdiğiniz o şahısın örümcek ağı bağlamış bağnaz düşüncelerinizden tiksiniyorum. Sırf kadın olduğum için çocukluğumdan beri özgürlüğümün kısıtlanmış olması yüzünden boğuluyorum, 1 saat eve geç kalsam babamın ‘kız başına bu saate kadar ne yapıyorsun’ demesi beni kahrediyor. Neden bu cümlenin aynısı ‘erkek başına… şeklinde babanız tarafından kurulmuyor? Neden kadını örtmeyi , ayırmayı düşünüyorsunuz da bir kez olsun sokaktaki herhangi karşı cinsinize karşı kurduğunuz fantezilerden kendinizi alamıyorsunuz ?
      Cahil olmayın yazmışsınız, sizin cehaletiniz kurduğunuz her cümlede bas bas bağırıyor.

    • Hayir hic de kandirilmiyoruz. 6 yil Amerika’da, 1 yil Ingiltere’de, 4 yil Isvicre’de yasadim. Buralarin hicbirisinde kadina ozel plaj, pembe otobus, falan yoktu. Algi operasyonu neymis, asil siz algi operasyonuna maruz kalmissiniz Mehmet Bey. Kendiniz gidip yasayip gorun dilerseniz, hodri meydan. Size dunya saglik orgutu’nun, birlesmis milletler’in istatistiklerini de carsaf carsaf gosterebiliriz ama bunlari kandirmaca olarak yorumlayacaginiz icin ugrasmaya hic gerek yok. Gidin, yasayin, gorun, yazdiklarim yalansa oteki dunyada her turlu cezami cekmeye raziyim.

      Dikkat ederseniz taciz dunyada hic olmuyor demiyorum. Ancak bunlari azaltmanin yolu olarak onerdiginiz yollar sorunun daha da kotu olmasina sebep oluyor genelde. Bu konuda da dilerseniz Suudi Arabistan’da gidip yasayin. Orada yasamadim, ama calistigim insanlardan oraya gidip kisa sure yasayanlar var. Gene inanmayacaksiniz ama bununla ilgili istatistikler de ortada. Kadin ve erkegi, dinen birbirine emanet edilmis iki cinsi bu sekilde birbirinden kopartmaya calistiginizda sapikligin daha ne turleri ortaya cikiyor.

      Son olarak tacizin sadece kadina yapildigini zannediyorsaniz da cok yanlis dusunuyorsunuz. Ortaokul yillarinda tuyu bitmemis oglanlara da sapkinlikla yaklasanlar var bu ulkede. Onlar durdurmak icin de mi ayri otobus yapacagiz? Biz kimseyi “muhafaza” etmek istemiyoruz. Biz insanlarin medeniyet icinde yasamalari icin, kadin ve erkegi, Muslumani ve gayrimuslimi, siyahini ve beyazini insan olarak gorecek bir sistem istiyoruz. Ve bu sizin dediginiz yolla yapilmiyor.

      Tekrar ediyorum: Gidin, yasayin, gorun, yalan varsa obur dunyada sizin hakkiniza girdigim icin yanmaya hazirim.

    • Mehmet bey ewet erkekler tarafindan tacize ugrayip ayakta durmaya calisıp kadinligimizdan utanmamaya calisarak yasamaya çalışıyoruz ama siz saniyormusunuzki haremlik selamlik oldugunda bu sorunlar ortadan kalkicak o zaman ben size erkek tacizcilerden bahsetmeyimde benim tacizcimin akrabalarimdan abla dedigim annem işe gidince bana bakmasi icin gelen ablam dedigim biri tarafindan defalarca parmaklarinin vucuduma verdigi aciyi anlatmaya ben utaniyorum ve sadece 6 yasindaydim daha care haremlik selamlik deyil eğitim dir eğitim sadece erkek tacizciler yok

    • Mehmet Baris ve Zeynep Demir: Ben Avrupada yasiyorum. Turkiye ve butun Arap ulkelerindeki kadinlara olan sapik duskunlugu buralarda gormuyorum. Her ne kadar kadin meta olarak kullanilsada bu derecede bir duskunluk yok, o kadar farkli kulturlerin ic ice yasamasina ragmen. Ve emin olun cogu tecavuz ve siddet olaylarini yine yabancilar (Araplar Turkler Afrikalilar vs vs) gerceklestiriyor. Biraz daha irdeleyin gidin o namus sahibi dediginiz arap ulkelerine bakin bir kadinin saci acik gorduklerinde bile salyalari akiyor. Mesele kadinin ortunmesi veya saklanmasi degil. Mesele erkegin egitilmesi ve terbiye edilmesidir. Yoksa on carsaf giydirseniz kadini erkegi ayri yasatsanizda bu sorunu derinlestirmekten oteye gitmez. Asil kadina saygi gostererek yanindaki kadina bir etparcasi olarak degilde insan gibi yaklasilsa belki erkekler sorunu kendinde ararda meselenin kendilerinin iki bacak arasinda SIKISIP kaldigini gorurler. Artik beyni calistirma zamani gelmedimi?

    • Mehmet Bey, algılarınızda mühim bir sorun olduğunu düşündüğüm, ve bunlar daha önceden zilyon kez açıklanmış olduğu için size laf anlatmak yerine ciddiyseniz de trolseniz de yüce Rabbime tez zamanda kavuşmanızı diliyorum.

    • Mehmet bey siz diyorsunuz ki biz erkekler kendi uckurumuza sahip olamiyoruz en iyisi siz kadinlar ortalikta fazla dolasmayin? Dogru mu anlamisim? O zaman biz giderken yanimizda erkek kiz evlatlarimizi, ve hayvanlarimizi da goturelim! Malum kadin goremeyince, saldirmak isteyen zihniyet kadin erkek hayvan dinlemiyor. Sizler de erkekler olarak kendi aranizda TATLI TATLI GEÇİNİR GİDERSİNİZ!

      Bu olay haremlik selamlik olayI degildir bu olay nefs’dir. Siz oruc tutarken lezzetli bir sofra gordunuz diye orucunuzu bozup yemek mi yıyorsunuz? Ya da namaz kilarken muzik sesi duydugunuzda namazınızı yarım bırakıp dans mı ediyorsunuz? Nefsine hakim olmaktan bahsederken kadın görmüş erkegin tacizini normallestiriyorsunuz.. Yapmayın lütfen elinizi (var ise) vicdanınıza koyunuz! Bir sey ya dogru ya da yanlistir. Ve taciz, tecavuz yanlis bir davranıştır kaldıki normallesitirilemez. Sapkin bir durumdur ve tacizde bulunan kisinin kendisi ile ilgilidir, karsisindaki kisinin kadin, erkek, basortulu, acik, musluman ya da hristiyan olmasiyla ilişik değildir!

      Diğer konu ise taciz ve/veya tecavuz baska bir yerde de oluyor diye “ohh şimdi içim rahatladı sadece bizim başımıza geliyor sanmıştım” denip insanın içini ferahlatacak bir durum değil aksine travma sebebidir. Bahsettiğimiz sey manavdan alınan domatesin çürük çıkması ve “olabilir böyle şey bir dahakine seçerken daha dikkatli olurum” denip yola devam edilebilesi bir durum hiç değildir.

      Son olarak BENİM AKLIMIN ALMADIĞI ŞEY İSE, BAŞINDAN BU ŞEKİLDE BİR TRAVMA GEÇMEMİŞ BİR İNSANIN NASIL BU KADAR RAHAT AHKAM KESİYOR OLMASI! DİLERİM YARADAN SİZİ ANLAMADIĞINIZ BU KONULAR İLE İLGİLİ SINAMAZ!

    • Mantık hatası var söylediklerinizde ve kötü niyet var. Kadınların maruz bırakıldığı tacizlerden hemen kadın ve erkeğin ayrı olması gerektiği sonucunu çıkartmışsınız. Oysa ki durum vahim. Söz konusu olan bu erkek kılığındaki manyaklar Dünya çapında ilk sıraya oturttular ülkemizi; hayvan tecavüzlerinde ilk sıradayız. Eşek, inek değil tavuk ve ördekten bahsediyoruz. Daha yeni doğmuş bebeklere tecavüz eden sakallı hacıları hatırlar mısınız? Ben günlerce üzüldüğüm için unutamıyorum. Rahşan affı ile çıkan bütün tecavüzcülerin yeniden çocuklara tecavüz ettiklerini peki bilmiyor musunuz? Eğer soruna gerçekçi bakmazsanız ve sadece beyninizdeki dogmalar ile çözüm üretmeye uğraşıp bilmişlik taslarsanız yalanların üzerine oturup bu iğrenç, pis sisteme yardım etmiş ve ondan beslenmiş olursunuz.
      Algı operasyonundan bahsetmişsiniz ya, tavuğa tecavüz etmenin, internette çocuk pornosu kelimesini aratan 5. ülke olmamızın kadınlara ayrı plajlar konusu ile nasıl bir vicdani ilgisi olabilir, bunu da açıklarsanız aydınlanmış oluruz.
      İşte bu kadar dar baktığınız için kötü niyetlisiniz. Ve işte bu bakış açısı da tam da bizim tiksindiğimiz ve olmasın diye uğraştığımız iktidar peşindeki iktidarsız erkek zihniyetini yansıttığı için de benzer açıklamalar samimiyetsiz.

    • Şimdi cevap ver! Neden fuhuşun en çok yaygın olduğu kesim sözde pek bir müslüman olan Arap yarımadasında bulunuyor? Oysa ki sana ve senin gibi düşünen İslamı anladığını sanan, ama aklından önce uçkurunu düşünen zavalı yaratıklara pek de mantıklı gelen sistem orada uygulanıyor. Peki neden kapalı kadınlar da tecavüze uğruyor? Neden senin gibi müslümanlığı uygulamaya çalışan insanlar, önce müslümanlığı kendisi yaşamıyor? Yaşayamıyoruz çünkü okumuyoruz, yaşayamıyoruz çünkü aklımızı kullanmıyoruz, yaşayamıyoruz çünkü öncelikle kalbimizdeki kötülükleri örtme yanlısı değiliz. Kadın örtünsün, ama erkek uçkurunu düşünmeye devam etsin; senin anlayışın bunu gösyeriyor ve bu müslümanlık değil.

  11. Ah Mehmet Barış ah.. Erkek egemen bir toplumda, egemen sınıfın bir üyesi olarak, tuzu kuruluğun konforlu dünyasından bunları yazmak ne kolay sizin için.. Ne zaman anlayacaksınız çözümün kadını korumakta değil, erkeği eğitmekte olduğunu. Kadını korumaya muhtaç bırakmamak olduğunu. Çünkü bu hayvani içgüdülerini dizginlemeyi bilmeyen, hatta dizginlemesi gerektiğini bile düşünmeyen erkeklerden kadınları koruyamazsınız, ne pembe otobüsle, ne kadına özel alanlarla. Bunları anlatmak zorunda kalmak bile saçma ama sizlerin kafasını değiştirebilmek için bir umut yazıyorum işte. Yoksa tesettürlü arkadaşımın hiç tacize, tecavüze uğramamış olması gerekirdi değil mi.. Ya tacize uğrayan erkek çocukları? Onlar da yok gibi mi yapalım..Hayvanlara tecavüz için de tesettürü mü uygun görüyorsunuz? Bırakın artık bu saçmalıkları, “bu oyunu bozucağız” naralarını, “ülkemize oyunlar oynanıyor” şizofrenisini.. Düşmanı dışarıda aramak yersiz, düşman ta içinizde, kalbinizde Mehmet Bey. Önce kendinizle yüzleşin.

    • Ceren hanım düşüncelerinize sonuna kadar katılıyorum. bir kadın olarak hayat gerçekten zor. sabah dolmuşta tek isem ya da birkaç kişi erkekse, ya da sokak boşsa sürekli kafamda kurarım bi saldırı anında ne yapabilirim diye. Acaba istekli gibi görünüp boş anını mı kollasam kaçsam diye. bu paranoyayı yaşatanlar utansın, kahrolsun. yolda yürürken yüzüne gülümseyip şarkıyla sözle, otobüsten inerken elle taciz edilmeyen var mı acaba? Türbandı, mini etekti geçsinler bunları ben çocukluğumdan beri kendi tercihimdir ne mini etek giyerim ne kolsuz bluz ne de açık saçık kıyafetler ben niye tacize uğradım acaba? yolda yürürken kıvırmamak için uğraşan, bakışımı yanlış anlarlar diye yere bakan ben. Bi gidin Allah aşkına. Kendileri şort, atlet, terlikle dolaşıp eşini kara çarşafa bürüyüp yanında gezdirenler lafım size: sizin kendi içiniz öylesine fesat ki bizimkine bakmasınlar da ama bana baksınlar mı diyorsunuz? Erkekler önce kalbinizi temizleyin, Allah sizi yarattıysa kendinize sahip çıkma yetisini de vermiştir. Sahip çıkamıyorsanız suçu bizde bulmayın.

  12. Benimde güzeller güzeli bir kız kardeşim var. Haberleri izledikten sonra “hiç tacize uğradın mı?” diye sordum. Başına gelen şeyleri anlatınca şok oldum. “Şimdiye kadar neden anlatmadın?” diye sorduğumda “utandım…” dedi. Düşünün şimdi 5 cmlik organına sahip çıkamayan adamlar yüzünden utanıyor benim kardeşim. Aklım almıyor gerçekten. Özgecan’ın başına gelen şeyler Türkiye’de kanayan bir yaraya tuz bastı… Umarım bu son olur.

  13. Yüreğinize, cesaretinize, kadınlığınıza sağlık. Çoğu insan, başkalarından bile konuşmaya cesaret edemezken siz kendi yaşadıklarınızı kaleme aldınız. Üstünü kapatarak olayları örtmek olağan olmuş, sizi tebrik ediyorum.

    Saygılar

  14. Sevgili Fulsen,
    Böyle seslendim, bağışlayın. Bu gün ilk kez tanıştım bir yazınızla. Okudukça girdim satırların arasına, sözcüklerin gücüne hayran oldum. Paylaştım Facebookta arkadaşlarımla. Acınızı. yaşadıklarınızı yüreğimde hissettim sanki ben yaşamışcasına. Merak edip diğer yazılarınızı da okudum bir solukta. Soluğum yetmedi, mola verip bir daha, bir daha okudum. 67 yaşında bir anne ve anneaneyim ben. 5 yaşımdan beri elime ne geçerse okurum. Onca ödüllü yazardan bile pek azı böyle alıp götürmüştür beni yazdıklarına, yaşadıklarına. Benzetmeler, sözcük seçimleri. sorgulamalar, yaşanmışlıklar, kurgulamalar yani tüm anlatımlar ben yaşamışcasına canlandı gözümde. Sizin yaşadıklarınızı hiç yaşamamış olmama rağmen hep sorgulamışımdır hayatı. Okudukça keşke, keşke ben de dokunabilseydim yaşamın birer köşelerine, ben de bu kadar cesur olabilseydim sizin gibi diye hayıflandım. Yalnız değilsiniz inanın. Siz yazıp paylaştıkça çoğalıp artacağız. Ben göremeyebilirim ama sizin gibi düşünen ve sorgulayanlar var olduğu sürece umudum artıyor..İnanmak istiyorum insanca yaşanacak yarınlara….
    Aklınıza, yüreğinize ve kaleminize sağlık. Ben okumaya devam edeceğim keyifle ve özlemle… Bir gün tanışıp sohbet edebiliriz dileğiyle..

  15. Etkileyici bir olaylar zinciri kadinliginizla barismaniza sevindim….bi de toplum olarak adamlik yolunda adimlar atsak daha guzel olacak…

  16. Senin yaşadıklarına çok üzgünüm!
    size nasıl bu işkençeyi yaşattılar?!şöyle cevap versem olurmu ? korkak odukları icin ve sizi kıskandıkları için !Ben ise yazaçaklarım cok var anlatsam bir roman olur ama şuanda
    yazabileceklerim sırf şunlar olabilir benden :
    bense ne bebekliğimi ne cocukluğumu ne gençliğimi nede kadınlığımı yaşadım!
    en kötüsüde bunu şimdi farketmem oldu ,şimdi 52 yaşındağım 4 cocuğum var 5 torunum 14 te kardeşiz ben dahil icinde !
    tek bildiğim aylem için savaştığım ve kendimi unutmam ve kendimi sevmemem ve hislerim kamkarışık olması !
    Cok rollere girdiğim !
    Bense hiç yaşamamışım ve bu saatten sonrada yaşamak istesemde
    yaşaya bilirmiyim huzuru bula bilirmiyim diğe zaman akıp geçiyor
    çünkü ben paramparça olmuşumda şimdi farkına varıyorum
    tek inancım ALLAHIM ve tekrar ayağa kalkmamın tek nedeni
    var bu hayatta benim yaşadıklarımdanda dahada kötüleri var
    ben başkalarınıda acı cektiklerinide biliyorum sırf benim acım var diğemem
    benim üzüldüğüm yardım edememem !
    cok yorulduğumu biliyorum!
    bir boşlukta hissettiğim halde kendimi
    hayat bu umudum var ALLAHIN verdiği
    güç kuvet var şükürler olsun !

  17. Yaazdiklarini okurken kendime unutturmaya calistigim her ne varsa yine canlandi icimde . Kirpiklerimi kapatacak olsam canimin ici ortadan ikiye ayriliyor.

    İlk kadin oldugumda sanirim 7 yasindaydim . daha televizyondaki opusme sahnelerinin dis cekmeden ibaret oldugunu bilen bir nesildim . masumdum babamin biricik kiziydim . Annemin ise zor sahip oldugu bir evlattim . Buram buram sut hasret kokuyordum . volkan abim lisede genc ögrenciydi babam memurdu ve babasi babamin muduru . Bilirsiniz eskide kalan o misafirperverlikleri duyarsiniz belkide hatirlarsiniz. Kendimi hic guzel bulmam ama cocuktum saclarim up uzun minicik elleri kumral kivircik sacli .

    Nedense hep cocuklugum tacizlerle tecavuzlerle gecti sonra baktimki ben kadin dogmusum ergenlerin cinsel durtulerine hizmet icin dogmusum adeta . 24 yasindayim ve yillarca unutamadim kendime inkar etmedim edemedim kacmak istedgim her sokak cikmazim erkenlerden nefret ediyorum ve hatta sesini duysam irkilme belkide inme geliyor tum vucuduma . ben bir ogretmenim ve simdi cocuklarimi korumaya calisiyorum kendini bile koruyamazken. Volkandi adi pis elleriyle vucudumunavuclarkan birak meme uclarimi daha donumu tek basina cikarta bilen bir cocuk degildim . Annem hic duymadi agladigimi babam hic sessizligimi sorgulamadi abim hic anlamadi yninda hickira hickira aglarken icimdeki kavgalarimi Volkan abi cengiz abi soner abi ve öz abim hepsinin birer birer oyuncagiydim resmen . hatta volkanin ustumde biraktiklari o kaygan ve saydam seyin cisim oldugunu sanirdim sandim oyle avundum . Ve 15 yil sonra beni facebookta özellikle arayip bulmasi inanin o arkadaslik isteginingordugum an gebeek istedim belkide yerin dibine girdim . susturdugum kavgalarim susmak bilmedi durmadi cigliklarim . peki ya hatirladin mi beni ilk erkegini mesajini okudugum o an ! Sanki bir bicak saplandi belkide on bicak nasil it gibide korkmus tutriyord
    Bilebilir misiniz anlar misiniz ? Sonra yuzune ofkemi kinimi haykirdim bagirdim belkide bana o pis ellerini dokundurmasaydi ben simdi escinsel
    Bir yalnizlik cekmeyecektim belkide . Hayatinda ilk defa erkek olmasini istedim beceremedi hala pis fikirleri benim vajinamdaydi . kactim
    öfkeyle dolu oldugumu gordugumde ilk erkegimde kacti . sonra bir daha iflah olmadim ben 16 yasima kadar erkeklerin sexs objesi oldum . yeniden hayata bGlanmak istemez miyim belkide anne olmak biyle hemcinslerimle nereye kadar hayatimi surdure bilirim peki ya ölmek hic istemedim mi saniyorsunuz hemde herkesden herseyden daha cok istedim basaramadim basaramazdim annemin zor imkanlarla hasretle bu bedene can verdigini biliyordum ona bu dunyada bir aci daha yasatamazdim susmayi tercih ettim . susuyorum.

    • lütfen benimle iletişime geçin kuzenimi intiharın eşiğinden döndürdüm o da siz gibi küçük yaşta toplum tarafından kadın ilan edilmeye maaruz bırakıldı bir şekilde bana ulaşın eminim siz de onun gibi farklı açılardan bakabileceksiniz..size bunları yapan erkek adı altındaki yaratık adına ben utanıyorum…

  18. Fuls, sen harika bir insansın. Seni tanımıyorum ama bu dünyada olduğun, varlığın için mutluyum. Paylaştıkların canımı çok acıttı ama iyi ki paylaştın, iyi ki acıtsın canımızı. Her şeyin gönlünce olduğu bir yaşam diliyorum bundan sonrası için. Kocaman sevgiler.

  19. Sen gibi edebiyat zengini biri hayatta kaldıkça, kadınlık sizde kalacak…hep yazsın kalemin…gözümü ıslatan kalem ne yücedir…

  20. Yazdıklarınızı okuduğum da toprağa gömdüğüm anılarımı tekrar dirilttim.Bende 8 yaşlarımdayken bizim apartmanda bulunan ve benden 8-10 yaş büyük ergen komşu çocuğundan sürekli taciz edildim.Bir şey de yapamıyordum ki.İçim de hala büyük bir öfke var.Çocukluğuma üzüldüm hep.O masum minik halime.O yaşlarda bilmiyordum tabi ufaktım.Ergenliğe geldiğimde şu bizim halk tabirinde ki Kadınlığın ne olduğunu öğrendim.Çok korktum.Her aklıma geldiğinde düşündüm ”Acaba ben kadın mıyım?” diye.Çünkü hafızamda ki görüntüler net değildi.Anımsamıyordum.”Ya tacizi geçip te tacavüze ulaştıysa bu durum ?” aklımda hep bu düşünce vardı.Hoşlandığım çocuklarla sevgili olmaya korkuyordum bakire değilimdir diye.Ama sonra düşündüm.Düşüncelerimi değiştirdim.Bunun ne önemi vardı ki.Hepimiz kadınız ne olursa olsun.Bu bir cinsiyet.Anılarımı topraklar ardına gizledim.Bunu yapamayıp intihar eden onlarca kadın var ki.Tanrı onların yanında olsun.Tanrı biz KADINLARIN yanında olsun.

  21. Zordur kadın olmak tarihin her sahnesinde, doğduğumuz andan itibaren hayata 1-0 yenik başlarız. Hatta yoksul bir kadınsa bu 2-0 olarak yazılır hanemize. Özel mülkiyetin oluşmasıyla erkeklerin zevk ve üreme aracı olarak görülen kadınlar, dinlerin ortaya çıkmasıyla birlikte de çok bir değişiklik göstermemiştir. Her çağda ve zamanda kadın her zaman cinsel kimliği üzerinden görülür ve sofara da ki yeri bile ahırda ki öküzden sonra gelir. Savaşlarda, varoş semtlerde kadın olmak dünyanın lanetlisi olarak düşündürür kendisini. Acı çekmeye mi geldik diye sorgulatır yaşamı. Bir Sabancı değil bizim kocamız, babamız. Koç’ların soyuna dayanmıyor ki soyumuz ayrıcalıklı olalım, peşimizde korumalarımız olsun. elbette tüm iğrençliklerini, zevklerini bizde yaşayacaklar çünkü erkektir yapar, koççum benim olacak onun yaptığı. bizimkiside kuyruk sallamasaydı hiç bişey olmazdı olacak.
    25 yaşındayım ve geçmişle yüzleşmenin ezikliği içindeyim. O kadar çok ezilmişiz, horlanmışız ki taa çocukluktan yüreğimiz kanamaya başlamış. Oynadığımız evcilik oyunları aslında oyun değilmiş hayatın taa kendisiymiş. Ve bizim gibi ülkelerde kız çocukları erken kadın olmanın gerçekliğiyle yüzleşiyorlar. Kağıt parçasına imza atarsan yada bi imam onaylarsa istemediğinin birinin bedenine el sürmesini tecavüz sayılmıyormuş. İstemediğin bi erkeğe dirensende, direnmesende bi kere toplum gözünde etiketlenmişsindir artık. Nerden baksak, nerden tutsak hayat hep ellerimizde kalıyor ve eksik bir şekilde yaşıyoruz hayatı. Hep düşlerimizde kalıyor güzel yaşam ve insan gibi yaşam. Ama bizim ekmeğimiz her zaman umut etmektir. elbet bizimde güleceğimiz günler gelecek. çocukluğu elinden alınmış kadınlar, insanlar başaracak bu düşü gerçek yapmayı. Tüm inancımız ve mücadelemiz bizlerin son mağdurlar olması ve bizden başka çocukların düşlerinin yok olmaması olmalı. Sokak ortasında en yakınlarımız tarafından öldürülmemek, sokakta rahat yürüyebilmek, özgürce gülebilmek için olmalı tüm mücadelemiz. Özgecanları korumak için yaşamın yarısından kavganın yarısına sahip çıkmalıyız. Bizler bu zihniyete ve düzene karşı öfkemizi, kinimizi bilersek elbet kazanan biz olacağız. insanlık olacak.

  22. Yaşadık.. ne yazık ki hepimiz de yaşadık..
    Ne yasadiysak belki dün belki de yillar önce
    Gömdük de onları.. simdi dirildi bütün o korkunc anilar.. 21 yasindayim henüz ilk okul 3. Sınıfa gidiyordum kiz cocugu en gec aksam ezaniydi eve saat kacta gelcegimizi bilmezdik aksam ezani diyince evde olmaliydik tam da o saatte sokakta arkadaslarimdan ayrildiktan sonra tanimadigim bi pislik apartmanin kapisina kadar takip etmis beni kapi yavas kapandigindan hizla arkamdan geldi nerden bileyim apartmana gelen biri sandim bi anda üzerime saldirdi tam merdiven altindaki köseye sıkıstırdıgı an dudaklarimi ısırdı iyrencti çıglık atmayi o gün ögrendm aklimdan hersey gecti smdi beni öldrcek mi bu diye üst katin kapisi acildi yukardan ses gelince birakti apartman kapisini yüzüme gülümseyerek ell salladi kapatip kacti.. o gün eve yürürken cok tenha bi sokak vardi ordan gecseydim kimseler olmayan o evlerden birinde cok daha ileri gidebilirdi her sey olabilirdi.. sansliymisim diyemiyorum belki dudaklarimdaki kanlar silindi iz de kalmadi o igrenclik cocuk yasimda odadan odaya gecememek her hangi bi apartmana girerken hep tedirgin olmak hep bi panik olmak … yine de hic birseyden korkmuyorum güclüydüm daha sonra bu yasima kadar hic mi takip edilmedim hepsini atlattim.. güclüyüz biz yasamayi böyle ögrendik zayif gördüler bizi kimimiz cocuktuk kucucuktuk cok buyuk sandilar.. göz koydular yasadik hepimiz neler yasadik ama atlattik..

  23. sapıklıklarınızı kapatmak için kadınların giyinişini, haremlik selamlık olmadığını ortak yaşam alanlarını bahane ediyorsunuz ya; benim size başka bir tavsiyem var. hepiniz gözlerinizi kör edin; kadınların ne giydiğini, köpeklerin kuyruk sallayıp sallamadığını, damacananın biçmini, eşeğin gözünü görüp etkilenmezsiniz. böylece günaha da hiç girmemiş olursunuz. iki rekat da namaz kılın.doğru cennete…

  24. seni ilk kez bugün bu yazınla tanıdım.Diğer insanları bilemiyorum ama ben seninle gurur duyuyorum .Dünyamızda olduğun için büyük onur duyuyorum ve çok güçlü bir kadın olduğun için sana teşekkür ediyorum.Ben dünyanın ihtiyacı olan şeyi biliyorum:Sevgi. Seni seviyorum demekten korkan ,utanan birçok insan tanıyorum.Hayatının kelimelerin kadar güzel olacağına inanıyorum ve seni seviyorum ❤

    • İnsanları daha küçük yaştayken terbiye etmek ve kendilerini bilen bireyler olarak yetiştirmek ne kadar önemli..Herşeye rağmen hayata tutunmalıyız..Kadınlar dünyadaki en güçlü varlıklardır..Kadın annedir,dünyanın kaderini değiştirmek yine onun elindedir..

  25. Erkek zihniyeti bile diyemiyorum artık. Körelmiş yozlaşmış zihniyet. Binlerce kadın, erkek kurban gitmedi mi? Yaşayan ölülerden ibaret oldular.

  26. Ben de tam 16 yaşındaydım. Farkında olmadan o zamanki erkek arkadaşımla birlikte olduk. Farkında olmadan nasıl oluyor demeyin, oluyormuş gerçekten. Ben de yaşayınca öğrendim. Sonra da aylarca tehditle korkutmayla o adam olmayan adamın bi nevi metresi oldum. Her seferinde ağlayarak çıktım o evden. Hiçkimsenin hiçbir şeyden haberi yoktu. En son dayanamadım, ilaçlara sarıldım. Hala daha hatırlıyorum hangi ilaçtan kaç tane içtiğimi. Babamlar gelmeseydi eve ben de şu an bunları yazıyor olmazdım muhtemelen. O gün ölmedim. Ama bin kere de öldüm aslında. Neden diye sorup cevap alamadıkları her seferinde çıldırdılar. Ama öğrenemediler. İşte ben o eve her gidişimde kadın olmuştum. Daha genç olamadan. O gün bugündür iki tane ben yönetir beni. Biri büyümeye fırsat bulamayan çocuk, diğeri koskoca yükü bir başına taşıyan o kadın. Kadın olmaktan bıkmış bir kadın.

  27. şimdiye kadar bu kadarını kimse ile paylaşmamıştım. Çok net hatırlamıyorum 6 yaşındaydım sanırım dayım Tarafından tecavüze uğradım ve o zaman çocukluğum elimden alındı.. Yaş aldıkça çıktı acısı Büyüdükçe hatırlamaya başladım bunlar yetmemiş gibi lisede tacize uğradım bir de herkesin gözü önünde bu da yetmemiş gibi seneler sonra biraz toparlandım derken üniversitede Canımdan çok Sevdiğim erkek arkadaşım zorla birlikte olmaya Kalkıştı ve sonra birlikte olmadığım için ayrıldı hayat ne zaman bana Gülecek?

  28. Kadının bir erkeğe göre herzaman fiziksel olarak zayıftır. Biz ne dersek ne yaparsak hangi katı kuralları alırsak alalım, mesela; asalım, keselim, işkence edelim fakat yinede bu olayların sanıyorum ki önüne geçemeyeceğiz. O Yüzden kadının kendinden başka dostu yoktur maalesef kendini tehlikeye sokacak hiç birşey yapmamalı önce kadınlarımızın kızlarımızın bunları farkına varması gerekiyor. Sakın yanlış anlamayın ben demiyorum ki kadınlar böyle davranmazsa hakeder böyle şeyleri. Dediğim şey Ahlaksız, deli, psikopat, manyak, haysiyetsiz, insanlar maalesef var. Bizim olduğumuz yerde herzaman sizi koruyacak birileri vardır ama olmadığımız yerlerden fazla uzaklaşmayın sizin namusumuz bizim namusumuz sizin kaybettiğiniz kadar bizde kaybediyoruz iyi sabahlar

  29. ne kdar hayvan bit toplulukmuşuz yahu. bu nedir arkadaş nedir yani, bu kadar taciz bu kadar işkence tecavüz, ilkellik bunlar ilkellik. kimse medeniyet ayağına yatmasın ilkeliz.

  30. Erkekler Allahın kendilerine verdikleri güce layık olamadılar… Güç insanı delirtir diye bir söz vardır, gücünün yettiği herşeyi yapmaya hakları olduğunu zannettiler. Oysaki bizim peygamberimiz “Kadınlar sizlere Allahın emanetidir.” dememiş miydi? Erkekler Allahın emanetine hıyanet ettiler… Ahiret inancım olmasa yüreğim nasıl soğurdu bilmiyorum bu okuduklarımdan sonra. İnşallah ahirette rabbim cezalarını verecek bu vahşilerin. Ben hiç yaşamadım böyle şeyleri ama ömür boyu hep korktum ben de. Bütün erkeklere muhtemel sapık muamelesi yapmak zorunda kaldık hepimiz malesef. Çantamızda biber gazıyla dolaşmak zorundayız. İyi niyetli bile olsa bir erkeğin yardımını asla kabul edemeyiz. Bilmediğimiz bir yerde yol tarifini bir erkeğe soramayız. Yeri gelir bizi koruması gereken polisten bile korkarız erkek olduğu için. Beni bu korkularla yaşamak zorunda bırakan tüm erkeklere hakkım haram olsun. İyi niyetli erkeklerin de hakkına girdiniz. Babam, eşim, abim hepsi birbirinden nazik birbirinden iyi insanlar ancak toplum öyle bir hal aldı ki kurunun yanında yaş yandı… Sizin gibi insan müsveddesiyle aynı cinsiyeti aynı kategoriyi paylaştıkları için utanıyorlardır eminim. Çünkü ben insanlık vasfını sizinle paylaştığım için utanıyorum.

    Fulsen hanım sizin için rabbimden cennetin en güzel köşesini diliyorum. Rabbimin adaletine sonsuz güveniyorum ve sen cehennemi bu dünyada yaşamışsın, umarım cennette annen ve kardeşinle birlikte sonsuz mutluluğu yaşarsınız. Bence bir kadının dünyadaki en büyük isteği anne olmaktır ve sizin doğacak çocuklarınızın da hayatını katlettiler onların olma ihtimalini elinizden alarak. inşallah cennette birbirinden güzel çocuklarınız da olur…

    Onlara beddua etmek istiyorum ama korkuyorum bu canavarların da kızı var hanımı var annesi var, o günahsızlardan çıkmasın günahlarının bedeli… Ölmesin sürünsünler, yataklarında rahat uyuyamasınlar istiyorum.

    Rabbim sen herşeyin en iyisini bilirsin nolur biz kadınları erkeklerin şerrinden koru Allahım, sadece ülkemizde değil tüm dünyadaki kadınları koru…

  31. bu siteye nasıl geldim burayı nasıl buldum bilmiyorum ama anlattıklarınız derinden etkiledi beni daha çocukken bunları yaşamak zorunda kalmanız çok kötü ama iyi olan birşey var ki devam edebilmek ve siz bunu başarmışsınız yolunuz açık olsun hayat bundan sonra iyiliklerle yanınızda olsun

  32. Bu tecavuz olaylarinin onune gecmenin tek yolu kadinlari silahlandirmaktir,tehdit altindaki kadin ruhsatli silah sahibi olmali devlet erkege nasil su gibi dagitiyorsa tehdit altindaki kadinada silah tasima ruhsati vermeli,hatta silahida vermelidir,bak ozaman nasil bitiyor.

    • Malesef cocuk yasta geliyor bu tur olaylar kadinlarimizin basina. O yasta nasil olacak o silahlandirma? Saklanip silahlandirilmaktansa, insanlarimizin egiltilmesi gerekiyor: hemde kucucuk yasta, ki herkese bir saygisi olsun ve burda bahsedilen yobazlar gibi, tazecik bir hayati zehirlemesin.

  33. Sevgili Fuls
    Çok acayipmiş yaşadıkların. Duygulandım bolca okurken. Çokça üzüldüm, öfkelendim, iğrendim, sevindim, takdir ettim… Hayat hikayeni paylaştığın için teşekkür ederim sana. “Tutunabildiğin” için tebrik ederim, bu beni mutlandırdı inan ki… Umarım hayatındaki herşey çok daha iyi olur bundan sonra…
    Not: Hayat hikayeni, kitaplaştırmayı düşündün mü? İmza gününe geleceğime söz veriyorum 🙂

  34. Sevgili Fuls,

    Senin yine hayatından, yaşadığın insanlık deneyiminden, kadın olmaktan, hepimizin içinde olduğu hayattan bahsettiğin bir yazına daha önceden denk gelmiştim. O zaman bu site yoktu sanırım, zira bir blogda denk gelmiştim. Pizzacıda işe başlayalı bir yada iki sene oluyordu sanırım, onu hatırlıyorum, kısmen tazeydi bir takım değişimler hayatında. Türkiye’de bir kadın olmanın (veya kadınların maruz kalmamak için şanslı olması gerektiği şiddete maruz kalacak kadar şanssız olan bir erkek olmanın) neredeyse “normal” hale gelmiş (normal derken yanlış anlaşılmasın ha, gelir adeletsizliğimizden cinsiyetçiliğimize, vicdan baskılarından cinsel baskılara kadar hepsi anormal düzenimizin normal bir sonucuna dönüşmüş durumda) zorluklarıyla mücadele ettiğini tabii ki düşünmüştüm, ancak o yazıda bunlardan pek bir parça yoktu. Yazıda erkekleri sevmekten bahsediyordun ayrıca, bunu da hatırlıyorum. Ne kadar şaşırtıcı, diye düşünmüştüm. Ne kadar sıradışı. Zira ortalık erkeklerin kadınlığa sahte övgülerinden geçilmiyor, ama aslında erkekliğe övgü yapan kadınlar da az. Erk’lerden, cinsiyet rollerinden bahsetmiyorum, bir canlı olarak erkekten kadından bahsediyorum burada. Ha sevgililerimiz bize sevgi sözcükleri kuruyorlar, ve bazen kişiliğimizi fark edecek kadar bizi gören insanlar kişiliğimize güzel övgüler yapabiliyor, ama çoğunlukla övgü sevgililik müessesesine veya fiziğimize gidiyor, ne kişiliğimize, ne de bir canlı olarak erkekliğimize, biyolojik kimlik olarak. Ha yüzeysel ilişkilerin içinde bir çok insan bunun zaten farkında da değildir veya umursamıyordur muhtemelen de, ben umursuyordum. Sonra sebebini yavaş yavaş büyüdükçe anlamaya başladım. Bu yazının altında bile var bunun sebepleri işte. Tüm insanlara en çok güvenildiği yaşlarda, kadın olduğu için, erkek şiddetine maruz kalan bir kadın erkeklere dair hissettiği güvensizliği nasıl yener ki? Çok zor sanırım. Aslında toplumun bu şiddeti bu kadar normalleştirmediği, ailesinin, etrafındaki insanların, özellikle erkeklerin de bu şiddete maruz kalan kadın arkadaşlarına sadece anlayış, sevgi ve şefkat sunduğu bir başka yerde o kadar da zor değildir belki. Ama burada zor. Ve neredeyse her kadın buna benzer bir travmayı yaşıyorken, buna ne kadar az benzerse benzesin en küçük agresif algılanabilecek davranışı bile göstermiyorum, insanlarla tanışmıyorum da, sevişmiyorum da neredeyse. Çünkü bazen seviştiğim insanın bile aslında beni sevemediğini görüyorum. Daha da kötüsü seviştiğim insan bile birşeyler yaşadığını ima ederken, hala bunu bana anlatmaktan korkabiliyor, böyle bir travmaya dönüşmüş durumda. Erkek veya kadın olmanın basit bir biyolojik durum, ve bir cinsiyete dair aidiyat hissinden başka bir şey olmadığını, aslında insanın insan dışındaki tüm sıfatlarının bizim davranışlarımıza etki etmemesi gerektiğini ve yapılan en küçük etkileşimde bile buna dair temel bir bilincin sürekli yerleşik olması gerektiğini toplumca anlayamıyoruz. Tüm bunlara karşı da elimden tek gelen şey, bu bilinci sürekli yaşamak, insanlara sadece sevgi vermeye çalışmak ve bu bilincin “propogandasını” yapmak ve aksi bir durumda müdahale etmek oluyor. İşte o diğer yazıda erkekleri sevmekten bahsettin demiştim ya, şimdi bu yazıyı da okuduktan sonra bu o kadar inanılmaz bir şey gibi geliyor ki bana, anlatamam. Sana böyle bir şey yaşatabilenler de erkekken erkekleri sevmekten bahsetmen (bilmiyorum bu şiddete maruz kaldığında bir erkekle birlikte maruz kalmanın bu yönde bir olumlu etkisi olmuş mudur?) cinsiyetlerinin bir silah olduğunu düşünen hemcinslerinden artık ölesiye iğrenen erkeklere adeta yaşama sevinci veriyor. Sen ölseydin, senin gibi bu güzel kadınlar ölseydi inan bana bir süre sonra biz de ölürdük – böyle bir deneyim yaşayıp bir şekilde yaşama devam eden her kadın, erkek, toplumdaki kalan insanlar için bir yaşama sevinci bana kalırsa. Ne yazıktır ki toplum olarak “iyi ki şu an sadece yanımdasın ve seni çok seviyorum,” diyemiyoruz başından böyle bir deneyim geçen insanlara. Bunu dememizi engelleyen sebeplerden dolayı da önce tecavüz ediliyorlar, sağ kalırlarsa da ölümü düşünüyorlar bunu demediğimiz için. Ve farkındayım ki etrafımdaki bazı kadınların (ve bazı erkeklerin) sağ kalmalarına rağmen bir parçaları ölü, güvensizlik dolu, hayata, yaşama, sevgiye karşı, ve bu beni de öldürüyor, kalanlarımızı da öldürüyor. Diğer insanlar tam yaşayamadıkça nasıl tam yaşayalım ki. Çok güzel yaşa Fuls, sen her şeyinle kalanlarımızı yaşatan insanlardansın, tüm yaşadıklarına rağmen hala diğer insanları yaşatan birisin, çok güzel bir insansın.

    Okuyan diğer herkese, bu notu yazma ihtiyacı duyuyorum: Benim gibi, ağır taciz/tecavüz vakaları geçirmemiş bir insanın, etrafında bunları deneyimlemiş insanların yaşadığı travmalardan dolayı yaşadığı bu sıkıntıları, kesinlikle eşdeğer bir travma gibi göstermeye çalışmıyorum, bu duygusal anımda yukarıda yazdıklarımı ne kadar iyi anlatabildim bilmiyorum, o yüzden öyle bir yanlış anlaşılmamaya mahal vermemek için tekrar belirtme ihtiyacı hissettim. Ama inanın, empati yapabilen insanlar empati yapabildikleri kadar yaşıyor bu travmaları sizinle. Bu yüzden yanınızdayız. Saçma bir namus kavramı veya başka bir şeyden değil. Yaşamadık, ama birazcık, birazcık olsun anlayabiliyoruz ve bu bile bizi içten içe kemiriyor, öldürüyor. Dikkat ederseniz ağır taciz yaşamadığımı söyledim, ama taciz yaşadım. Etrafınızdaki bir çok erkek de muhtemelen söylemeyecek hatta belki hatırlamayacaktır bile, ama gençken bir şekilde taciz yaşamayan erkek sayısı da sandığınızdan çok daha az. Son günlerde herkesin bu kadar psikolojisi bozulmuşken, pek az teselli bulabildiğim şeylerden bir tanesi, en azından taciz ve tecavüz edilmenin bir utanç kaynağı olduğu düşüncesinin yıkılmasa bile sallanıyor olduğudur. Bu tam olarak olursa, belki daha fazla erkek de taciz edildiğini söyleyebilir, bunun farkına varabilir – bu olursa da daha fazla empati yapabileceklerdir diye umuyorum. Okuyan herkese en içten sevgilerimle – eğer buradaysanız hepiniz çok güzel insanlarsınız, hepinizi seviyorum. Sadece seviyorum.

    • Sevgili B,
      Genellikle yorumlara yorum yapmam, hele de üzerinden neredeyse bir yıl geçmiş bir yazının altında. Anlaşılmak gibi bir kaygım olmasa da yanlış anlaşılmaktan hep çekinmişimdir. Şu anda adı Özgecan olmuş gündemimiz, algıları “kadına şiddet” başlığına yöneltse de bu olayda ben kadın olduğum için şiddet görmedim. O günlerdeki erkek arkadaşım da şiddet gördü ve dahası bizi “paralayan” iki araba dolusu insanın çoğu da kadındı. Bu güçlünün güçsüze uyguladığı şiddetti, dünya tarihinin her saniyesinde vuku ettiği gibi.
      Belki de bu sebeple hiç “erkek düşmanlığı” pekişmedi içimde. Olduğum olası “insan” kelimesini ve biz, bizim gibi düşünen bir kesimin bu kelimeye yüklediği anlamları sorguladım, kadın erkek diye ayırmadan. Bazı erkekleri severim, aynı bazı kadınları sevdiğim gibi ama bazı insanları da sevmiyorum.
      4,5 milyar yıldır bu dünyadayız ve ırkımız 200 bin yılı aşkın zamandır varlığını sürdürüyor. Güçlünün güçsüzü ezmediği, kadının çocuğun ağacın ve de bazı erkeklerin mal sayılmadığı, tabiri caizse dünya barışının yaşandığı bir yıl değil, bir ay bile yok. Bu zaman zarfında bu dünya üzerinde nefes almış erkek ya da kadın kimsenin tacizin herhangi birine uğramadığına inanmıyorum. Azı var, çoğu var. Atlatılanı var, kalanı var. Unutulanı var, yavaş yavaş konuşulmaya başlayarak hatırlananları var. Kadınlara, çocuklara, hayvanlara, ağaçlara ve altını çizerek söylüyorum ve de erkeklere yani şiddetin dokunduğu her yere karşı olmamak bence mümkün değil. Ben gibi, biz gibi olanlar ise 200 bin yıldır bu “güç” düzenini değiştiremedik.
      Sevgi ve muhabbetle kal,
      Fuls

  35. Yazınızı okuduğumda bu ülkede ”kız” olmanın gerçekten zor olduğunu bir kez daha hatırladım. Ben 17 yaşında bir kadınım. Kadınların tecavüze uğradığında başı öne eğik gezdiği, utanarak hayatını sürdürdüğü bir ülkedeyiz. Kadınlara hep suçlu gözüyle bakılır burada kadın olduğu için… Ben yürümeyi seven bir insanım. Genelde gideceğim yere olabildiğince yolları uzatarak giderdim. 15 yaşındaydım. Yine bir yürüme sevdalısı olarak erken inmiştim otobüsten ve yürümeye başlamıştım evime doğru. Kim bilebilirdi ki sırf biraz yürümek için otobüsten erken indiğimde tecavüze uğrayacağımı. Belli ki tecrübeliydi bu konularda çünkü yüzünü hiç görmedim. Sanki beni bekliyordu hazırlıklı bir şekilde. yüzünü hiç görmediğim birini nasıl şikayet edebilirdim, nasıl hakkımı savunabilirdim ki? Zaten şikayette bulunsam muhtemelen ben suçlu bulunurdum çünkü o temmuz sıcağında şort giymiş ve muhtemelen onu tahrik etmiştim. 15 yaşında bir kadındım artık. Kimseye anlatamadım çünkü utanmıştım. ama hiçbir zaman başım öne eğik gezmedim malumunuz bunun suçlusu ben değildim. İlk deneyimimin sevdiğim kişiyle olmasını istemiştim. Bu yüzden bu olanları ardımda bırakıp unutmaya, sevdiğim kişiyle yaşadığım zaman onun benim ilkim olduğu düşüncesine inandırmaya çalışacaktım kendimi. 16 yaşıma geldiğimde sevdiğim kişiyle birlikte oldum çünkü o yüzünü bile görmediğim adamın tek olmamasını istedim, işin içinde bir sevgi söz konusu olunca nasıl hissedeceğimi merak ettim. Sevdiğine inandığım sevgilime dahi söylememiştim yaşadıklarımı. İlksin dedim çünkü o adam benim ilkim diyebileceğim insan olamazdı. Fakat zor günler geçireceğim günler kapıdaydı. İnsanların sevgilimle yaşadıklarımı duyması uzun sürmedi. Arkadaşlarımı kaybettim ve insanların ilginç bakışları üzerimdeydi. Okul değiştirmek zorunda kaldım ama dedikodular hiç peşimi bırakmadı. 17 yaşıma geldim. Bu olayı duyan insanlar hiç yapmadığım şeylerin bile dedikodusunu yapmaya devam ediyor. Ne zaman bir sevgilim olsa asıl amacının farklı olduğunu, hakkımda duyduklarından yola çıkarak benden faydalanabileceği düşüncesiyle sevgi dolu yaklaştığını görüyorum.
    Kadın olmak zor bir şeydir. Şöyle bir düşünün. Erkek olsam benimle gurur duyarlardı. Ama ben bir kadın olduğum için zavallı gözüyle bakıyorlar. Ama kimse bilmiyor 2 yıl önce tecavüze uğradığımı ve bunu unutmak ümidiyle sevdiğim kişiyle birlikte olduğumu. İnsanlara göre ben erkeklerle yatıp kalkan birisi oldum. Ne kadar güzel(!) değil mi?

    • (Kucuk Kadina)
      Hey Allahim siz kadınlar neler yaşiyorsunuz böyle. Oooff of benim de bir kizim var 15 yaşinda. Kimsenin başina gelmesin böyle şeyler.
      Minik fistik, Güzel bir hayat seni bekliyor. Bırak geçmişi, geleceğe bak. Her şey çok güzel olacak! Dünyada kimse seni sevmese bile ben seni severim tatlişko 🙂
      Her şey çok güzel olacak inan bana. 🙂

  36. Yazı muhteşem beni düşüncelere sürükledi.Bence bu durumun tek sorumlusu erkekler değildir, Bir kadına toplum içinde aşağılayıcı sözler sarfedilirken yada şiddet uygulanırken, kavgadır eşler arasında olur karışmak uygun olmaz diye düşündüğümüz veya bu sebeplerle olaydaki kadının yardımınızı ‘istemeyeceği’ düşüncesi aklımızdan geçtiği sürece malesef biz kadınlarda da hata vardır.

  37. insanlar neler yaşıyo bence her insan hata yapabiir ne olursa olsun insanları dışlamamk lazzımmm

  38. Yazilip yapilmasi gereken oyle cok sey varki bu dunyada… Namus bi bkadinin erkegin kizin yada ananin uckurunda arandigi muddetce devam eder o insanliktan yoksun ana baba abi hoca baskan… Saydirma degiminle… Namussuzlarin namus zulmu.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s